Dijital Günlüğümden Alıntı – 4

Haydi bakalım şöyle bir 2011 yılına gidelim. Aylardan Ağustos… İnsanların tatil yaptığı denizin ve güneşin keyfini çıkardığı, kumsalda plaj voleybolu oynadığı o mükemmel aylardan birine gidelim. Bakalım ben neyi dert ediyormuşum bu güzel yaz ayında acaba kendi kendime? Şöyle kısacık bir alıntı ile sizi baş başa bırakıyorum… Okumaya devam et

Reklamlar

Nasıl Bir Başlangıç?

“Yeni yıla nasıl girersek gerçekten de o şekilde devam eder mi?”

30 yaşıma geldim… Sadece geçen seneye nasıl girdiğimi hatırlıyorum desem inanır mısınız? Ağrı Doğubeyazıt’ta Askeri Gazino’da bölük arkadaşlarımla pasta kesmiş, hızlı hızlı yemiş ve hemen koğuşuma gidip uyumaya gitmiştim… Öncekileri sorsanız gerçekten hatırlamıyorum. Zaten pek de önemli değil benim için. Okumaya devam et

Aylardan Kasım Günlerden Cuma

Üşendim üşendim sonunda askerlik ile ilgili bir kaç şey paylaşmaya karar verdim. Aslında dijital günlüğüme aklıma gelen çoğu şeyi not aldım fakat insan ister istemez blog sayfasında da bir şeyler paylaşmak istiyor. Tabi bu gözünüzü korkutmasın. Uzun uzun askerlik anıları anlatacak değilim. Sadece ufak tefek aklımda kalan önemli şeyleri yazacağım. Okumaya devam et

Keyifli bir Pazar

Pierre Loti yazın en gözde mekanlardan biri oluyor. Kalabalık ve eğlenceli.

Fakat açık havanın güzelliğini mahveden şeyler de yok değil. Sigara gibi. Daha doğrusu sigara dumanı gibi.

Ama her ne kadar olumsuz durumlar söz konusu olsa da Ebocuk ve Hanife ile keyifli bir Pazar günü oldu diyebilirim…